İskilip Yaylaları ve Doğa Yürüyüşü Rotaları
İlçenin kuzey, doğu ve batı kesimlerinin büyük bölümü dağlık ve engebeli bir yapı gösterirken, özellikle kuzeyde yükselen dağ sıraları geniş orman alanları ve yaylalarla kaplıdır. İskilip’in İç Anadolu ile Karadeniz bölgeleri arasındaki geçiş kuşağına yakın konumu da bitki örtüsü ve doğal peyzajının çeşitlenmesinde etkili olmaktadır. İskilip Kaymakamlığı ilçenin kuzey, doğu ve batısının oldukça dağlık olduğunu; Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ise kuzeydeki yüksek dağ sıralarında birbirleriyle bağlantılı çok sayıda yaylanın bulunduğunu belirtmektedir.
Bu yüksek kesimlerde sarıçam, karaçam, köknar ve meşe toplulukları dikkat çeker. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî tanıtımında İskilip yaylalarının bu ağaç türleriyle kaplı yüksek dağ silsileleri üzerinde bulunduğu ifade edilmektedir. Ancak bütün yaylalarda bitki örtüsünün aynı olmadığını belirtmek gerekir. İskilip Belediyesinin özellikle Kös Dağı çevresindeki geleneksel yaylacılık alanlarına ilişkin açıklamasında karaçam, sarıçam, meşe ve ardıçtan oluşan seyrek ormanlarla step ve ağaçlı step alanlarının öne çıktığı belirtilmektedir. Dolayısıyla köknar İskilip’in kuzeydeki yayla kuşağında görülen türlerden biridir; ancak her yaylanın baskın ağacı olarak değerlendirilmemelidir.
İskilip Yaylaları
İskilip’in kuzeyindeki yaylalar geçmişte yalnızca gezinti ve piknik alanları değildi. Yaylacılık, ilçedeki kırsal yaşamın önemli geçici yerleşme biçimlerinden biriydi. İskilip Belediyesi yakın geçmişte Seki, Karaağaç, Çuhalar, Karlı, Serdaroğlu, Ayrangölü, Kozcağız, Yalak, Ahlât Arası ve Mengüler gibi yaklaşık on faal yayla yerleşmesinden söz edildiğini; günümüzde geleneksel yaylacılık faaliyetinin özellikle Seki, Karaağaç ve Çuhalar yaylalarında sınırlı biçimde sürdüğünü belirtmektedir.
Bu bilgi önemli bir ayrımı ortaya koymaktadır. İskilip’te bugün “yayla” adıyla bilinen her alan aktif olarak yaylacılık yapılan bir geçici yerleşme değildir. Bazıları eski yaylacılık alanı, bazıları orman ve mesire alanı, bazıları ise yürüyüş veya doğa turizmi güzergâhı olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle İskilip yaylalarını anlatırken geleneksel hayvancılık amaçlı yaylacılık ile günümüzdeki piknik ve doğa turizmi kullanımını birbirinden ayırmak daha doğru olur.
Geleneksel yaylacılığın devam ettiği Karaağaç, Çuhalar ve Seki yaylaları, Köroğlu Dağları sisteminin yüksek kesimlerinden Kös Dağı’nın güneye bakan yamaçları çevresinde yer almaktadır. Belediye verilerine göre bu yaylalar İskilip merkezine yaklaşık 35-38 kilometre uzaklıktadır. Yayla sahalarının yükseltisi yaklaşık 1.400-1.650 metre arasında değişmektedir. Yükseklik nedeniyle ilkbahar daha geç gelir; kar örtüsünün kalkmasının ardından mayıs ayı ortalarından itibaren yaylaya çıkış başlar ve havaların soğumasına bağlı olarak yaz sonu ile eylül başında dönüşler gerçekleşir.
Geleneksel yaylacılığın temelinde ise hayvancılık bulunur. Aileler daha geniş ve gür otlaklardan yararlanmak, hayvan sayılarını artırabilmek, süt ve süt ürünleri elde etmek ve kışlık hayvansal gıda hazırlamak amacıyla yüksek kesimlere çıkmıştır. Yaz aylarında dahi otlakların canlı kalabilmesi, bu yüksek alanların hayvancılık için kullanılmasını destekleyen faktörlerden biridir. Dolayısıyla İskilip yaylaları yalnızca doğal güzellik değil, ilçenin tarihî ekonomik ve sosyal yaşamının da bir parçasıdır.
Elmabeli-Beşoluk ve Çiçekli
Doğa turizmi açısından daha erişilebilir yayla ve mesire alanlarının başında Elmabeli-Beşoluk ve Çiçekli gelmektedir. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu alanların İskilip-Tosya yolu üzerinde bulunduğunu ve yöre halkı tarafından piknik, mesire ve günübirlik dinlenme amacıyla değerlendirildiğini belirtmektedir.
Özellikle Elmabeli, İskilip merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıkta, İskilip-Tosya yolu üzerinde bulunmaktadır. Resmî turizm kayıtlarında buranın Orman İşletmesi tarafından mesire amacıyla düzenlendiği ve oyun sahaları gibi çeşitli altyapıların oluşturulduğu belirtilmektedir. Eski turizm kayıtlarında ayrıca restoran ve konaklama amacıyla düzenlenmiş bir bina ile futbol ve voleybol alanlarından söz edilmektedir. Ancak bu tür tesislere ilişkin kayıtların bir bölümü eski tarihli olduğundan, günümüzde ziyaret planlanırken tesislerin ve hizmetlerin hâlen faal olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Buradaki önemli düzeltme şu: “Elmabeli-Beşoluk ve Çiçekli yaylalarında yaylacılık hâlen yoğun biçimde yapılmaktadır” demek doğru olmaz. Güncel resmî kaynaklar bu bölgeleri daha çok doğa turizmi, piknik ve mesire alanı olarak tanıtmaktadır. Geleneksel yaylacılığın devam ettiği alanlar için Belediye özellikle Seki, Karaağaç ve Çuhalar isimlerini vermektedir.
Demirbükü ve Yalak Yaylası
İskilip’in önemli doğa alanlarından diğerleri Demirbükü ve Yalak yaylalarıdır. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün tarifine göre İskilip-Tosya güzergâhının yaklaşık 8. kilometresinden ayrılan yoldan yaklaşık 17 kilometre ilerlenerek bu alanlara ulaşılabilmektedir. Resmî turizm kayıtlarında Demirbükü ve Yalak özellikle piknik ve mesire amacıyla değerlendirilen doğal alanlar arasında gösterilmektedir.
Yalak Yaylası son yıllarda yalnızca piknik alanı değil, organize doğa yürüyüşlerinin gerçekleştirildiği bir alan olarak da öne çıkmıştır. İskilip Kaymakamlığı kayıtlarına göre 19 Mayıs 2024 Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında Yalak Yaylası’nda doğa yürüyüşü gerçekleştirilmiştir. Aynı etkinlik kapsamında yaylada gençlere yönelik çeşitli sportif ve sosyal faaliyetler düzenlenmiştir.
Bu etkinlik tek seferlik de kalmamıştır. Kaymakamlık 18 Mayıs 2025’te de Yalak Yaylası’nda Gençlik Yürüyüşü ve sportif etkinlikler düzenlemiştir. 2025 yılı faaliyet raporunda ayrıca “Yalak Yaylası Gastronomi Yolunda Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü” adıyla başka bir etkinliğin gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Bu bilgiler Yalak Yaylası’nın günümüzde İskilip’in yürüyüş ve kırsal turizm faaliyetlerinde aktif olarak değerlendirilen alanlarından biri hâline geldiğini göstermektedir.
Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu
İskilip’in doğa turizmi açısından en önemli avantajlarından biri, ilçenin Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu güzergâhlarına dâhil olmasıdır. Proje 2011 yılında Çorum’da gerçekleştirilmiş ve doğa yürüyüşü ile bölgenin tarihî ve gastronomik değerlerini aynı rota sistemi içerisinde buluşturmayı amaçlamıştır. Kültür Portalı projeyi Türkiye’de doğa, tarih ve mutfak kültürünü aynı konseptte birleştiren ilk ekoturizm çalışmalarından biri olarak tanımlamaktadır.
Bu rota sistemi yalnızca klasik trekking parkurlarından oluşmamaktadır. Yürüyüş, bisiklet, kültür rotası, manzaralı araç yolu ve jeep safari gibi farklı kullanım biçimleri düşünülmüştür. Böylece ziyaretçi bir taraftan orman, köy ve yayla peyzajı içerisinde hareket ederken diğer taraftan yöresel yemekleri, köy yaşamını ve kültürel değerleri tanıyabilmektedir.
Rotaların uzunluğu konusunda resmî kaynaklarda ilk bakışta farklı rakamlar görülebilir. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yaklaşık 190 kilometrelik işaretlenmiş rota bilgisini verirken, projenin kendi açıklamasında 25 trekking parkurunun alternatif güzergâhlarla birlikte toplam 305 kilometreye ulaştığı belirtilmektedir. Bu nedenle rakamlar aslında birbirini dışlamamaktadır: yaklaşık 190 kilometre ana işaretli güzergâhları, 305 kilometre ise alternatiflerle birlikte toplam yürüyüş ağını ifade etmektedir. Kültür Portalının Nisan 2026’da güncellenen sayfası da toplam uzunluğu 305 kilometre olarak vermektedir.
Akpınar Köyü ve İskilip Yürüyüş Parkurları
Senin ilk metnindeki Akpınar Köyü bilgisi de doğru. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu içerisindeki İskilip rotalarının Ankara ve Çorum’a görece yakın olmaları nedeniyle ilgi gördüğünü ve özellikle Akpınar Köyü ile çevresindeki rotaların yoğun ziyaretçi aldığını açıkça belirtmektedir.
Ancak Akpınar’ı tek başına bağımsız bir yürüyüş alanı gibi anlatmak yerine, birbirine bağlanan parkurların önemli düğüm noktalarından biri olarak değerlendirmek daha doğrudur. Resmî yürüyüş parkuru listesinde örneğin:
- Yalakyayla–Akpınar: 11 km
- Akpınar–İskilip: 14 km
- Karaağaç Yaylası–Çukuralıç: 15 km
şeklinde günübirlik parkurlar yer almaktadır. Ayrıca İskilip–Karayanık 52 km uzunluğunda daha uzun bir güzergâh olarak listelenmektedir. Bisiklet için ise İskilip–Asarkaya 54 km, İskilip–Elmabeli–İskilip 82 km ve Obruk Baraj Gölü çevresi–İskilip 110 km gibi parkurlar tanımlanmıştır.
Gastronomi Yolu’nun resmî sitesindeki çok günlük yürüyüş önerisi ise İskilip çevresindeki parkurların birbirine nasıl bağlanabileceğini daha açık göstermektedir. Önerilen programın ilk günü İskilip–Ahmetçe 7 km, ikinci günü Ahmetçe–Akpınar–Yalakyayla 14 km, üçüncü günü ise Yalakyayla–Sorkun 11 km olarak düzenlenmiştir. Daha sonraki etaplarda rota Kargı yönüne devam etmektedir.
İskilip Belediyesinin Gastronomi Yürüyüş Yolu tanıtımında ise Akpınar Köyü’nden başlayan yaklaşık 12 kilometrelik bir parkurdan söz edilmektedir. Burada resmî kaynaklar arasında parkurların bölümlendirilmesine bağlı olarak farklı mesafeler görülebilmektedir. Dolayısıyla “Akpınar rotası kesin olarak 12 kilometredir” demek yerine, Akpınar çevresinde farklı etap ve bağlantılardan oluşan yürüyüş güzergâhlarının bulunduğunu söylemek daha sağlıklıdır.
Orman İçinden Köylere Uzanan Bir Rota
İskilip parkurlarının değerini artıran temel özelliklerden biri, güzergâhların yalnızca yüksek dağlarda ilerlememesidir. Gastronomi Yolu projesinde parkurların önemli bir bölümü köy yolları, orman yolları ve kırsal yerleşimler üzerinden geçmektedir. Bu durum doğa yürüyüşünü köy kültürü ve gastronomiyle birleştirmektedir.
İskilip Belediyesinin Akpınar çevresindeki rota tanıtımında meşe, karaçam, ardıç, sarıçam ve köknarın yanı sıra elma ve erik gibi meyve ağaçlarından da söz edilmektedir. Aynı kaynak farklı mantar topluluklarının ve çeşitli yabani hayvanların bulunduğunu belirtmektedir. Ancak yabani hayvanlarla karşılaşma olasılığını turistik bir garanti gibi sunmamak gerekir; bunlar bölgedeki doğal yaşam çeşitliliğini gösteren kayıtlardır.
Bu orman ve kırsal peyzaj, özellikle doğa fotoğrafçılığı bakımından da önem taşımaktadır. Kızılırmak Havzası projesi, nehir çevresindeki geleneksel köy dokusu ve kuş varlığını da rota deneyiminin parçaları arasında değerlendirmektedir. Böylece yürüyüş yolları sadece sportif faaliyet amacı taşımamakta; fotoğrafçılık, kırsal kültür gözlemi ve yöresel mutfak deneyimi gibi farklı ilgi alanlarına da hitap etmektedir.
Karaağaç, Çuhalar ve Seki Yaylaları
İskilip’in doğasını anlatırken yalnızca turizm kaynaklarında sık geçen Elmabeli ve Yalak’la sınırlı kalmamak gerekir. Karaağaç, Çuhalar ve Seki yaylaları, geleneksel yaylacılık kültürünü günümüze taşıması bakımından ayrı öneme sahiptir.
Karaağaç Yaylası, Belediye kayıtlarına göre Kös Dağı eteklerindeki Çiçekli Tepesi sırtlarında bulunmaktadır. Çuhalar Yaylası ise Kös Dağı’nın güneyindeki Döme Tepesi’nin güneye bakan yamaçlarında yer alır. Karaağaç ve Çuhalar birbirine yaklaşık 600-700 metre mesafededir. Seki Yaylası ise Yaylacık Seki köyünün kuzeyinde bulunmaktadır.
Bu yaylalarda yaz mevsiminde sürdürülen hayvancılık faaliyetleri, İskilip’in geçmişteki yayla yaşamının günümüzde kalan örneklerindendir. Dolayısıyla bu alanların turistik değerinin yanında somut olmayan kültürel miras boyutu da vardır. Yaylaya çıkış ve dönüş zamanları, hayvanların otlatılması, süt ürünlerinin hazırlanması ve geçici yayla yerleşmeleri yöre kültürünün parçalarıdır.
Karaağaç aynı zamanda Kızılırmak Havzası yürüyüş sisteminde de karşımıza çıkmaktadır. Resmî parkur listesinde Karaağaç Yaylası–Çukuralıç 15 kilometrelik günübirlik yürüyüş parkuru olarak gösterilmektedir. Gastronomi Yolu’nun daha uzun yürüyüş önerisinde ise Karaağaç Yaylası’ndan Abdullah Yaylası yönüne devam eden yaklaşık 10 kilometrelik ayrı bir etap bulunmaktadır.
Doğa Turizmi İçin Günümüzde de Çalışmalar Sürüyor
İskilip’in yayla ve yürüyüş alanlarının turizm açısından değerlendirilmesi geçmişte hazırlanmış rota projeleriyle sınırlı değildir. İlçede 2025 yılında “İskilip Doğa Turizmi Alanlarının ve Gastronomisinin Geliştirilmesi Strateji ve Eylem Planı Danışmanlığı Projesi” kapsamında kapsamlı bir çalıştay düzenlenmiştir. OKA desteğiyle ve Kaymakamlık Proje Ekibi koordinasyonunda yürütülen çalışmaya kültür rotaları, gastronomi, müzecilik, dijitalleşme ve turizm destinasyon yönetimi alanlarında uzmanlar katılmıştır.
Bu çalışma İskilip’in yaylalarının ve yürüyüş güzergâhlarının artık yalnızca yerel piknik alanları olarak değil, planlı ve sürdürülebilir kırsal turizm kaynakları şeklinde değerlendirilmeye çalışıldığını göstermektedir. 2025 Kaymakamlık faaliyet raporunda da doğa yürüyüşleri, yayla şenliği, Yalak Yaylası Gastronomi Yolunda Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü ve doğa turizmi strateji projesi ayrı faaliyetler olarak kayıt altına alınmıştır.
Bu nedenle İskilip’in doğa turizmi açısından potansiyeli üç farklı unsurun birleşiminden oluşmaktadır: geleneksel yaylacılık kültürü, orman ve dağ peyzajı ile işaretlenmiş yürüyüş/bisiklet rotaları. Elmabeli ve Yalak gibi alanlar günübirlik mesire ve etkinliklerde öne çıkarken, Karaağaç, Çuhalar ve Seki gibi yüksek yaylalar geleneksel yaylacılığın izlerini taşımakta; Akpınar ve Yalakyayla çevresi ise Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu sayesinde trekking ağının önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
İskilip’in doğasını ziyaret etmek isteyenler açısından mevsim koşulları da önem taşır. Yayla sahalarının önemli bölümü yüksek rakımlı olduğundan kış ve ilkbahar başında kar, yağmur ve yol koşulları erişimi etkileyebilir. Geleneksel yaylacılığın mayıs ortalarından itibaren başlaması ve yaz sonuna doğru sona ermesi de yüksek kesimlerde geç ilkbahar ve yaz döneminin doğa faaliyetleri açısından öne çıktığını göstermektedir. Bununla birlikte yürüyüş parkurlarının güncel işaretleme durumu, yol koşulları, hava tahmini ve varsa geçici erişim kısıtları yola çıkmadan önce kontrol edilmelidir.
İskilip Yaylaları ve doğa yürüyüşü rotaları; ilçenin ormanlarını, yüksek dağlarını, kırsal yaşamını ve gastronomi kültürünü aynı coğrafyada buluşturan önemli bir doğal mirastır. Sarıçam, karaçam, köknar, meşe ve ardıçlarla çevrili yüksek kesimlerden Elmabeli ve Yalak’ın mesire alanlarına; geleneksel yaylacılığın sürdüğü Seki, Karaağaç ve Çuhalar’dan Akpınar üzerinden geçen işaretli trekking parkurlarına kadar uzanan bu geniş alan, İskilip’in tarihî kent kimliğine güçlü bir doğa turizmi boyutu kazandırmaktadır.
Senin ilk metnindeki Elmabeli-Beşoluk, Çiçekli, Demirbükü, Yalak ve Akpınar bilgileri doğru çıktı. Asıl düzeltme şu oldu: bunların hepsini aynı anlamda “aktif yaylacılık yapılan yaylalar” gibi göstermemek gerekiyor. Resmî Belediye kaynağına göre geleneksel yaylacılığın bugün sınırlı biçimde devam ettiği başlıca yerler Seki, Karaağaç ve Çuhalar. Elmabeli, Yalak ve diğer bazı alanlar ise günümüzde daha çok mesire, yürüyüş ve kırsal turizm yönüyle öne çıkıyor.