Çatalkara Kültür ve Sanatevi ile Yazmalı Konak
Geleneksel İskilip evlerinin korunarak yeni işlevlerle değerlendirilmesine örnek oluşturan bu yapılar, ilçenin yalnızca mimari geçmişini değil, yakın dönemde İskilip’te gelişen sanat ve kültür çalışmalarını da temsil etmektedir. Özellikle ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun İskilip’le kurduğu bağ ve daha sonraki yıllarda Hughette Eyüboğlu’nun ilçede yürüttüğü kültür faaliyetleri, bu iki yapıya ayrı bir anlam kazandırmıştır.
Yaklaşık 120 Yıllık Bir İskilip Evi
Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî kayıtlarına göre Çatalkara Kültür ve Sanatevi yaklaşık 120 yıllık tarihî bir İskilip evidir. Yapı, geleneksel İskilip konutlarının günümüze ulaşan örneklerinden biri olması bakımından önem taşımaktadır. Restorasyon çalışmalarıyla tarihî evin mimari karakterinin korunması ve yapının yeniden kullanılabilir hâle getirilmesi amaçlanmıştır.
Geleneksel İskilip evlerinde görülen yapı anlayışı genel olarak taş temel üzerinde yükselen ahşap taşıyıcı sistem, kerpiç veya benzeri dolgu malzemeleri, geniş saçaklar ve ahşap pencere-doğrama elemanlarıyla karakter kazanır. İskilip’in eğimli sokakları ve bahçeli konut dokusuyla birleşen bu mimari, ilçenin tarihî kent görünümünün temel unsurlarından biridir. Çatalkara ve Yazmalı Konak gibi restore edilen yapılar, bu geleneksel konut kültürünün günümüzde de görülebilmesini sağlayan önemli örneklerdir.
Hughette Eyüboğlu’nun Girişimi
Çatalkara Kültür ve Sanatevinin ortaya çıkmasında Hughette Eyüboğlu’nun girişimleri belirleyici olmuştur. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, tarihî evin Hughette Eyüboğlu’nun girişimi, İskilip Kaymakamlığı ile İskilip Belediyesinin iş birliği ve Çorum Valiliğinin katkıları sonucunda restore edildiğini belirtmektedir. Restore edilen yapı daha sonra kültür ve sanat faaliyetlerinin yapılabileceği bir sanat evi olarak düzenlenmiştir.
Hughette Eyüboğlu, ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun oğlu Mehmet Eyüboğlu’nun eşidir. İskilip Belediyesi de Hughette Eyüboğlu’nun, kayınpederi Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun İskilip’e duyduğu ilgiyi devam ettirerek ilçede sanatın yaşatılmasına katkıda bulunduğunu belirtmektedir.
Bu bağlantının kökeni Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 1942 yılında İskilip’te geçirdiği döneme kadar uzanmaktadır. İskilip Belediyesi, sanatçının Anadolu gezileri sırasında İskilip’e geldiğini, burada bir süre yaşayıp çalıştığını ve ilçenin doğal, kültürel ve görsel özelliklerinden güçlü biçimde etkilendiğini aktarmaktadır.
Dolayısıyla Çatalkara Kültür ve Sanatevinin oluşturulması yalnızca eski bir evin restore edilmesi olarak değil, İskilip ile Eyüboğlu ailesi arasında 1940’lı yıllardan itibaren gelişen sanat ilişkisinin devamı olarak da değerlendirilebilir.
Adını İskilip’in Çatalkara Üzümünden Alıyor
Sanatevinin adı da doğrudan İskilip’in yerel kültüründen gelmektedir. Resmî turizm kaynaklarına göre yapı adını yörede yetişen Çatalkara üzümünden almıştır. Bu nedenle “Çatalkara” adı yalnızca yapıya verilen bir kültür-sanat markası değildir; İskilip’in tarımsal ve gastronomik geçmişiyle de bağlantılıdır.
İskilip Belediyesi, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun İskilip’te bulunduğu dönemde Çatalkara üzümüyle tanıştığını da aktarmaktadır. Belediyenin kültür anlatımında sanatçının İskilip’in renklerinden, insanlarından ve doğal çevresinden güçlü biçimde etkilendiği özellikle vurgulanmaktadır.
Böylece Çatalkara adı; yerel tarım ürünü, İskilip kültürü ve sanat tarihini aynı noktada buluşturan sembolik bir anlam kazanmıştır.
Sergi, Atölye ve Konferans Mekânı
Çatalkara Kültür ve Sanatevi ilk düzenlendiğinde yalnızca eserlerin sergileneceği bir galeri olarak düşünülmemiştir. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün tanıtımına göre yapıda sergilerin yanı sıra farklı sanat dallarında atölye çalışmaları ve konferansların gerçekleştirilebileceği bir kültür ortamı oluşturulmuştur.
Bu yaklaşım, tarihî evin yalnızca ziyaret edilen ve dışarıdan seyredilen bir mimari eser olarak kalmamasını sağlamıştır. Sanatçıların üretim yapabildiği, katılımcıların eğitim alabildiği ve ziyaretçilerin kültürel etkinliklere katılabildiği bir yapı hâline getirilmesi, tarihî binanın yaşayan kültür mirası olarak kullanılmasına imkân vermiştir.
Bu yönüyle Çatalkara projesi, geleneksel yapıların korunmasında “yeniden işlevlendirme” olarak adlandırılan anlayışın İskilip’teki önemli örneklerinden biridir. Eski bir konutun özgün mimari kimliği korunurken yapıya çağdaş toplumun kullanabileceği yeni bir kültürel işlev kazandırılmıştır.
Yazmalı Konak
Çatalkara Kültür ve Sanatevinin hemen yanında yer alan Yazmalı Konak da aynı kültürel bütünlüğün parçasıdır. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî kayıtlarında yapı, Çatalkara Sanatevine komşu tarihî bir konak olarak tanımlanmaktadır. Konak restore edilerek İskilip’e gelecek bilim insanları ve sanatçıların konaklayabilecekleri bir konuk evi hâline getirilmiştir.
Bu kullanım biçimi iki yapı arasında tamamlayıcı bir ilişki oluşturmuştur. Çatalkara’da sergi, atölye ve çeşitli kültür faaliyetleri gerçekleştirilirken, komşu Yazmalı Konak şehir dışından İskilip’e gelen sanatçı ve araştırmacıların konaklamalarına hizmet edebilecek şekilde düzenlenmiştir.
Böylelikle birbirine komşu iki geleneksel İskilip evi kültürel üretim ile konaklama işlevlerini aynı alanda bir araya getiren küçük bir kültür kompleksi niteliği kazanmıştır.
Yazmalı Konak’ın Butik Otel Olarak Kullanımı
Yapının işlevi daha sonraki yıllarda geliştirilmiştir. İskilip Belediyesinin güncel proje kayıtlarında “Yazmalı Konak Butik Otel” tamamlanan belediye projeleri arasında gösterilmektedir. Dolayısıyla yapı yalnızca belirli etkinliklere katılan sanatçıların geçici konuk evi değil, ilçenin konaklama altyapısına katkı sağlayan bir turizm tesisi olarak da değerlendirilmiştir.
Bu uygulama İskilip açısından özellikle önemlidir. Geleneksel bir konağın otel veya konuk evi şeklinde kullanılması, ziyaretçinin yalnızca tarihî mimariyi dışarıdan görmesine değil, geleneksel bir İskilip evinin atmosferini doğrudan deneyimlemesine de imkân sağlayabilir.
Bu tür yeniden kullanım projeleri aynı zamanda tarihî yapıların sürdürülebilir korunmasına katkı sağlar. Kullanılmayan konakların zaman içerisinde bakımsızlaşması ve yıkılma riski artarken, yeni bir işlev kazandırılan yapıların düzenli bakım görmesi ve günlük hayatın içinde kalması daha mümkün hâle gelir.
Yazmalı Konak’ın Yeni Adı: Hughette Eyüboğlu Konağı
Yapının yakın dönemdeki tarihinde önemli bir değişiklik daha yaşanmıştır. İskilip Belediyesinin güncel açıklamasına göre daha önce “Yazmalı Konak” olarak bilinen yapının adı, Hughette Eyüboğlu’nun anısını yaşatmak amacıyla “Hughette Eyüboğlu Konağı” olarak değiştirilmiştir.
Belediye bu değişikliği Hughette Eyüboğlu’nun İskilip’te kültür ve sanat yaşamının gelişmesine yaptığı katkılara bir vefa göstergesi olarak açıklamaktadır. Böylece yapı bugün tarihî kaynaklarda ve eski turizm yayınlarında Yazmalı Konak, güncel belediye çalışmalarında ise Hughette Eyüboğlu Konağı adıyla karşımıza çıkmaktadır.
Bu ayrım özellikle güncel bir internet sitesinde önemlidir. Yapıyı yalnızca “Yazmalı Konak” olarak tanıtmak tarihî açıdan yanlış değildir; ancak ziyaretçinin günümüzde karşılaşabileceği adın Hughette Eyüboğlu Konağı olduğunu da belirtmek gerekir.
Sanat Üretimi Konağa Geri Döndü
Yapının yeni adı yalnızca sembolik bir değişiklik olarak kalmamıştır. İskilip Belediyesi tarafından düzenlenen “Hughette Eyüboğlu Bir Renk Bir İz” sanat çalıştayı kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen sanatçılar çalışmalarını Hughette Eyüboğlu Konağı’nda gerçekleştirmiştir. Belediye, sanatçıların İskilip’in tarihi, doğası ve kültüründen esinlenerek burada eser ürettiklerini belirtmektedir.
Çalıştay sonunda ortaya çıkan eserler daha sonra sergilenmiş ve etkinlik geniş katılımla gerçekleştirilmiştir. Böylece eski Yazmalı Konak, kuruluş amaçlarından biri olan sanatçıları İskilip’te bir araya getiren üretim ve buluşma mekânı olma özelliğini yeniden kazanmıştır.
Bu durum tarihî bir konağın yalnızca geçmişi temsil eden statik bir eser olarak değil, yeni sanat çalışmalarının üretildiği aktif bir kültür mekânı olarak değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.
Çatalkara’nın Günümüzdeki Kullanımı
Çatalkara yapısının güncel kullanımı konusunda da eski ve yeni resmî kaynakları birbirinden ayırmak gerekir. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün turizm kayıtlarında yapı hâlen “Çatalkara Kültür ve Sanatevi” adıyla, sergi, atölye ve konferans mekânı olarak tanıtılmaktadır.
Buna karşılık İskilip Belediyesinin güncel kayıtlarında aynı kültürel alan “Çatalkara Restoran” adıyla belediyeye bağlı bir sosyal tesis olarak faaliyet göstermektedir. Belediye, restoranın özellikle İskilip’in yöresel yemeklerinin ziyaretçilere tanıtılması amacıyla hizmete açıldığını belirtmektedir.
Çatalkara Restoran, İskilip’in yöresel gastronomisinin tanıtıldığı etkinliklere de ev sahipliği yapmıştır. Belediye kayıtlarında Türk Mutfağı Haftası kapsamında İskilip Tarhanası, İskilip Su Kabağı Yemeği, İskilip Yırtma Yemeği, İskilip Gül Baklavası, İskilip Dolması ve İskilip Turşusu gibi yöresel ürünlerin burada tanıtıldığı görülmektedir.
Dolayısıyla Çatalkara’nın günümüzdeki işlevini anlatırken “yalnızca sanat evi olarak kullanılmaktadır” demek yerine, yapının sanat evi olarak oluşturulduğunu ve sonraki süreçte yöresel gastronomiyi tanıtan Çatalkara Restoran işlevini de kazandığını belirtmek daha güncel ve doğru olacaktır.
Geleneksel Mimari ile Yeni İşlevlerin Buluşması
Çatalkara ve Yazmalı Konak’ın kültürel önemini artıran temel özelliklerden biri, her iki yapının da geleneksel İskilip konut mimarisinin korunarak değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkmasıdır. Yeni bir kültür veya konaklama binası yapmak yerine mevcut tarihî yapıların restore edilmesi, ilçenin eski şehir dokusunun korunmasına katkı sağlamıştır.
Bu yapılar ziyaretçilere geleneksel İskilip evlerinin dış cephe düzenini, ahşap pencere ve doğrama özelliklerini, kat sistemlerini ve bahçeli konut anlayışını yakından görme imkânı sunmaktadır. Çevrede bulunan diğer tarihî evlerle birlikte değerlendirildiğinde iki konak, İskilip’in geçmişteki mahalle yaşamını anlamaya yardımcı olan önemli mimari belgelerdir.
Aynı zamanda yapıların yeniden kullanılması somut ve somut olmayan kültürel mirası bir araya getirmektedir. Tarihî ev somut kültürel mirası temsil ederken; içerisinde gerçekleştirilen sanat çalışmaları, geleneksel yemeklerin tanıtılması, sergiler ve sanatçı buluşmaları yaşayan kültürü temsil etmektedir.
Bu nedenle Çatalkara ve Yazmalı Konak örneklerinin önemi yalnızca binaların restore edilmiş olmasından kaynaklanmaz. Asıl değer, eski İskilip evlerinin yeni kuşakların kullanabileceği kültür, sanat, gastronomi ve turizm mekânlarına dönüştürülmüş olmasıdır.
İskilip İçin Önemli Bir Kültür Durağı
Birbirine komşu olan bu tarihî yapılar, İskilip’in tarihî merkezini gezen ziyaretçiler açısından da anlamlı bir durak oluşturmaktadır. Geleneksel konut mimarisinin yanında İskilip’in sanatla kurduğu ilişkiyi, Çatalkara üzümünün kültürel hafızadaki yerini ve Eyüboğlu ailesinin ilçeyle bağlantısını aynı çevrede görmek mümkündür.
Özellikle Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun İskilip’te bulunduğu 1940’lı yıllardan Hughette Eyüboğlu’nun kültür ve sanat çalışmalarına, oradan günümüzde gerçekleştirilen sanat çalıştaylarına kadar uzanan süreç düşünüldüğünde bu alan, İskilip’in yakın dönem sanat tarihinin de önemli merkezlerinden biri hâline gelmektedir.
Bugün tarihî Çatalkara yapısı, başlangıçta kültür ve sanat evi olarak kazandırılmış olmasının yanında Çatalkara Restoran adıyla yöresel gastronominin tanıtılmasına hizmet ederken; eski Yazmalı Konak, güncel adıyla Hughette Eyüboğlu Konağı, sanatçıların buluştuğu ve kültür faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bir mekân olarak yaşamını sürdürmektedir.
Çatalkara Kültür ve Sanatevi ile Yazmalı Konak, İskilip’in geleneksel evlerini yalnızca korunan tarihî yapılar olarak değil, yaşayan kültür mekânları olarak değerlendirme anlayışının önemli örnekleridir. Yaklaşık 120 yıllık Çatalkara evi, yöresel üzümden aldığı adı ve sanat geçmişiyle; komşu Yazmalı Konak ise konuk evi, butik otel ve günümüzde Hughette Eyüboğlu Konağı adıyla sürdürdüğü kültür faaliyetleriyle İskilip’in mimari, sanatsal ve turistik kimliğini aynı noktada buluşturmaktadır.