İskilip’te Ahşap El Sanatları
Kaşıktan kepçeye, oklavadan hamur teknesine, iskemleden çocuk oyuncaklarına kadar geniş bir ürün çeşitliliği ortaya çıkmış ve zaman içerisinde bu üretim İskilip’in yerel kültürünün karakteristik parçalarından biri hâline gelmiştir.
İskilip’te ahşap işçiliğinin önemli merkezlerinden biri, kaynaklarda Sallilerbaşı veya Salliler Başı olarak geçen geleneksel zanaat alanıdır. İskilip Belediyesi özellikle bu bölgede çalışan ustaların ahşap oymacılığının güzel örneklerini ortaya koyduğunu belirtmektedir. Akademik çalışmalarda da İskilip merkezindeki tarihî arastada ahşap oymacılığının, sepetçilik, semercilik, ayakkabıcılık, demircilik ve bakırcılık gibi diğer geleneksel mesleklerle birlikte sürdürüldüğü tespit edilmiştir. Böylece ahşap ustaları yalnızca üretim yapan kişiler değil, aynı zamanda İskilip’in tarihî çarşı ve esnaf kültürünün de bir parçası olmuştur.
Ahşap ustalarının üretim çeşitliliği oldukça geniştir. İskilip Belediyesinin verdiği bilgilere göre yörede geleneksel olarak kaşık, kaşıklık, kepçe, hamur teknesi, ahşap su kapları, bardak, sofra altlığı, oklava, yufka açma ve pişirmede kullanılan çeşitli ahşap araçlar, şekerlik, beşik, iskemle ve oyuncaklar yapılmıştır. Bu ürünlerin önemli bölümü geçmişte doğrudan ev yaşamının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üretilmiştir.
Özellikle geleneksel ekmek ve yufka hazırlama kültürü, ahşap ürünlerin çeşitlenmesinde etkili olmuştur. İskilip Belediyesi yörede “yaslağaç” adı verilen yufka açma tahtasından, “bisleeç” olarak adlandırılan ve yufkanın sac üzerinde pişirilmesinde kullanılan araçtan ve yöresel söyleyişte “oklaağaç” olarak anılan oklavadan söz etmektedir. Bu yerel adların günümüze kadar kaydedilmiş olması, ahşap işçiliğinin yalnızca maddi ürünler değil, aynı zamanda İskilip’in sözlü kültürü ve yerel terminolojisiyle de bağlantılı olduğunu göstermektedir.
İskilip ahşap geleneğinin ilginç ürünlerinden biri de çamdan oyularak yapılan su kapları ve bardaklardır. Geleneksel ahşap tornacılığı üzerine yapılan akademik bir araştırmada İskilip’in Karaçukur, Yalak, Koçyağız, Sorgun ve Karmış gibi bazı dağ köylerinde az sayıda ustanın geleneksel yöntemlerle çam bardak ürettiği belirtilmektedir. Araştırmaya göre ustalar bu ürünleri özellikle bahar aylarında yapmakta ve üretilen bardaklar İskilip’in ahşap sanatları arastasında satışa sunulabilmektedir.
Bu bardakların üretimi, ahşap oymacılığının yanı sıra geleneksel ahşap tornacılığı bilgisinin de İskilip’te bulunduğunu göstermektedir. Ahşap parçasının döndürülerek biçimlendirilmesine dayanan torna tekniğiyle bardak, kulp ve çeşitli yuvarlak formlu araçlar yapılabilmektedir. Sanayi tipi makinelerin yaygınlaşmasından önce bu işlemlerin insan gücüne dayalı basit tezgâhlarda gerçekleştirilmesi, zanaatkârın malzemeyi tanımasını ve aleti yüksek bir ustalıkla kullanmasını gerektiriyordu.
İskilip’te kullanılan ahşap ürünlerin önemli bölümü günlük yaşamla bağlantılı olsa da, çocuk kültürü için üretilen oyuncaklar da ayrı bir yere sahiptir. İskilip Belediyesi kayıtlarında tokmaklı kağnı, pıt pıt tahtası, çeşitli topaçlar, kağnıcak, beşik ve başka ahşap oyuncaklardan söz edilmektedir. Akademik çalışmalar da geçmişte çocukların kullanımı için yapılan beşik, tokmaklı kağnı, gındırcak, yürüteç ve pıt pıt tahtası gibi ürünlerin İskilip ahşap işçiliğinin karakteristik örnekleri arasında bulunduğunu göstermektedir.
Bu ürünler içerisinde bugün en fazla öne çıkan örnek İskilip Tokmaklı Kağnıdır. Dört tekerlekli ve önden bir iple çekilerek hareket ettirilen bu geleneksel ahşap oyuncak, ilerlerken üzerindeki tokmakların gövdeye vurmasıyla ritmik bir ses çıkarır. Türk Patent ve Marka Kurumunun tescil belgesinde bu mekanizmanın, dibekte bulgur dövülürken tokmakların sırayla çıkardığı sesten esinlenilerek geliştirildiği belirtilmektedir. Bu nedenle oyuncak, yalnızca bir çocuk eğlencesi değil, İskilip’in geçmişteki gündelik hayatından bir görüntünün ahşap üzerinde yeniden canlandırılması olarak da değerlendirilebilir.
Tokmaklı Kağnının üretimi oldukça ayrıntılıdır. TÜRKPATENT siciline göre oyuncak; ana gövde, dört tekerlek, iki mazı, dört tokmak, kaşağu adı verilen bölüm, dingiller, dişler, çubuklar ve mil dâhil toplam 23 ahşap parçadan ve bir ipten meydana gelir. Yapımında özellikle kırılmaya karşı dayanıklı olduğu için çam, bunun yanında ceviz ve kavak ağacı kullanılmaktadır. Ahşap parçaları torna ve çeşitli el aletleriyle biçimlendirilip zımparalandıktan sonra bir araya getirilir.
Tokmaklı Kağnının süslenmesinde kullanılan geleneksel yöntem de İskilip ahşap sanatının özgün ayrıntılarından biridir. Tescil belgesine göre renklendirmede yörede “arsena sakızı” olarak bilinen çam reçinesi kullanılmaktadır. Çam kabuğundan elde edilen reçine kaynatılıp yumuşatıldıktan sonra boyar maddelerle karıştırılarak kırmızı, sarı, mavi, siyah ve yeşil gibi renkler elde edilir. Sade motiflerle boyanan parçaların yüzeyi ise kavak ağacı kabuğunun iç kısmıyla parlatılır. Böylece oyuncağın yapımında ahşabın yanı sıra yerel doğal malzemelerden de yararlanılmaktadır.
Bu üretim geleneğinin resmî olarak korunması amacıyla İskilip Belediyesi 8 Haziran 2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurmuştur. Yapılan değerlendirme sonucunda İskilip Tokmaklı Kağnı, 3 Ağustos 2023 tarihinde 1432 tescil numarasıyla mahreç işareti olarak coğrafi işaret tescili almıştır. Ürün grubu ise “halılar, kilimler ve dokumalar dışında kalan el sanatı ürünleri” olarak belirlenmiştir. Böylece İskilip’in gastronomik ürünlerinin yanı sıra geleneksel ahşap el sanatlarından biri de coğrafi işaretle resmî koruma altına alınmıştır.
İskilip’te ahşap işçiliği yalnızca oyuncak ve küçük mutfak araçlarından oluşmamıştır. Akademik araştırmalar yörede ahşap iskemle, beşik, halka, havan ve çeşitli oyma eşyaların üretildiğini de belgelemektedir. Ahşabın kolay biçimlendirilebilir olması sayesinde ustalar, ev yaşamındaki çok farklı ihtiyaçlara göre ürün geliştirebilmiştir. Bu nedenle geçmişte bir İskilip evinin mutfağında, sofrasında veya çocuk odasında kullanılan pek çok eşyanın yerel bir ahşap ustasının elinden çıkması mümkündü.
İskilip’in el sanatlarını belgeleyen çalışmalarda sedef kakma örneklerine de rastlanmaktadır. Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneğinin İskilip ve köylerindeki geleneksel zanaatları belgelediği çalışmada ahşap oyma ürünlerinin yanında sedef kakma eserler de fotoğraflanmıştır. Bununla birlikte mevcut kaynaklar sedef kakmanın İskilip’te ahşap kaşıkçılığı veya Tokmaklı Kağnı kadar belirgin ve yaygın bir üretim kolu olduğunu göstermemektedir. Bu nedenle sedef kakmayı İskilip’te görülen daha süslü ahşap işçiliği örnekleri arasında değerlendirmek, ancak ilçenin temel ahşap zanaatı olarak tanımlamamak daha doğru olacaktır.
Ahşap işçiliği geçmişte yalnızca estetik veya kültürel amaçla yapılmıyordu; aynı zamanda önemli bir geçim ve küçük üretim alanıydı. İskilip Kaymakamlığı ilçenin ekonomik yapısının tarihsel olarak el emeğine dayalı küçük el sanatları ve tarımsal faaliyetlerle şekillendiğini belirtmektedir. Günümüzde de marangozluk ve mobilyacılık alanında üretim yapan işletmelerin bulunması, ahşapla çalışma geleneğinin modern biçimlerde sürdürülmesine katkı sağlamaktadır.
Bununla birlikte geleneksel el sanatlarının geçmişteki yaygınlığını koruyamadığı da bilimsel araştırmalarda açık biçimde görülmektedir. İskilip merkezinde ve köylerinde yapılan saha çalışmalarında, geçmişte yoğun olarak gerçekleştirilen el sanatlarının 2010’lu yıllara gelindiğinde az sayıda ustanın çabasıyla devam ettiği tespit edilmiştir. Ahşap oymacılığı da bu zanaatlar arasındadır. Araştırmacılar özellikle çırak bulma güçlüğü, el yapımı ürünlere talebin azalması, fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşması, pazarlama sorunları ve hammaddeye erişim gibi etkenlerin geleneksel sanatların devamlılığını zorlaştırdığını belirtmektedir.
Bu değişim çocuk oyuncaklarında özellikle belirgin biçimde görülmüştür. Geçmişte çocukların günlük olarak kullandığı Tokmaklı Kağnı, gındırcak, pıt pıt tahtası ve benzeri ahşap oyuncakların, zamanla esas işlevlerini kaybederek daha çok süs, hatıra veya kültürel tanıtım ürünü biçiminde üretilmeye başladığı akademik saha araştırmalarında belirtilmektedir. Bu dönüşüm, geleneksel el sanatlarının yok olmak yerine kimi zaman yeni kullanım biçimleri kazanarak varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.
İskilip’in ahşap ürünlerinin turistik hatıra değeri taşıdığına ilişkin araştırmalar da bulunmaktadır. 2014 yılında gerçekleştirilen “Her Yönüyle İskilip: Dünü, Bugünü ve Yarını” sempozyumunda sunulan bir araştırmada, ziyaretçilerin İskilip’ten satın alabilecekleri hatıralar arasında ahşap ürünlerin öne çıktığı; özellikle başka yerlerde benzerine az rastlanan Tokmaklı Kağnının İskilip’le en fazla özdeşleştirilen ürünlerden biri olduğu tespit edilmiştir.
Ahşap işçiliğinin kültür turizmi açısından taşıdığı değer son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalarda da dikkate alınmaktadır. 2025 yılında İskilip’te düzenlenen akademik panelde “İskilip Kenti İçin Kültür Rotası Önerisi” sunulmuş ve ilçeye gelen ziyaretçilere yönelik gezi rotalarının oluşturulması ele alınmıştır. Belediye tarafından yürütülen şehir gezi rotası ve kültürel miras projelerinde de geleneksel mesleklerin korunmasına yönelik çalışmalar bulunmaktadır.
İskilip Belediyesi ayrıca Meslekler Müzesi ve Semerciler Arastası kapsamında oymacılık, semercilik, sepetçilik, saraçlık, mutaflık ve diğer kaybolmaya yüz tutmuş zanaatları yeniden görünür hâle getirmeye yönelik çalışmalar yürütmektedir. Belediye tarafından açıklanan projede tarihî arastadaki dükkânların restore edilmesi ve geleneksel mesleklerin canlandırılması hedeflenmektedir. Bu çalışmalar, ahşap oymacılığının yalnızca eski kaynaklarda kalan bir meslek olarak değil, ziyaretçilere gösterilebilen ve yeni kuşaklara aktarılabilen yaşayan bir kültürel miras olarak değerlendirilmesi açısından önemlidir.
Geleneksel ahşap üretiminin en önemli özelliklerinden biri usta ile malzeme arasındaki doğrudan ilişkidir. Seri üretimde aynı biçimde yüzlerce ürün ortaya çıkarılabilirken, el tezgâhında yapılan ahşap ürünlerde ağacın dokusu, sertliği, damar yapısı ve kullanılacağı alan ustanın çalışma yöntemini belirler. Oyma, yontma, torna, zımparalama, birleştirme ve süsleme gibi aşamalar el becerisine dayandığı için her ürün aynı zamanda onu yapan ustanın bilgisini taşır.
Bu nedenle İskilip’teki ahşap el sanatlarının korunması, yalnızca eski kaşıkların, oyuncakların veya ev eşyalarının saklanması anlamına gelmez. Asıl korunması gereken unsur; hangi ağacın hangi üründe kullanılacağının bilinmesi, parçaların nasıl biçimlendirileceği, yerel araçların adları, geleneksel tezgâhların kullanımı ve üretim bilgisinin yeni kuşaklara aktarılmasıdır. Akademik çalışmaların özellikle çırak yetişmemesini önemli bir sorun olarak göstermesi de bu nedenle dikkat çekicidir.
Bugün İskilip’te ahşap işçiliğinin geçmişteki yaygınlığından söz etmek mümkün olmasa da oymacılık, ahşap oyuncak yapımı ve çeşitli küçük ahşap ürünler ilçenin kültürel hafızasında yaşamaya devam etmektedir. Sallilerbaşı ve tarihî arasta kültürü, az sayıdaki geleneksel usta, coğrafi işaretli Tokmaklı Kağnı ve geleneksel meslekleri yeniden canlandırmaya yönelik çalışmalar bu mirasın günümüze ulaşmasını sağlamaktadır.
İskilip’in ahşap el sanatları; günlük yaşam, çocuk kültürü, esnaf geleneği ve doğal çevrenin bir araya geldiği özgün bir zanaat birikimini temsil etmektedir. Kaşık ve kepçeden hamur teknesine, çam bardaktan iskemleye, topaçtan Tokmaklı Kağnıya kadar uzanan ürün çeşitliliği, ahşabın İskilip yaşamındaki geniş kullanım alanını göstermektedir. Bu ürünler yalnızca geçmişin günlük eşyaları değil, aynı zamanda ustalık bilgisini, yerel kelimeleri, geleneksel üretim tekniklerini ve ilçenin sosyal hafızasını günümüze taşıyan önemli kültürel miras unsurlarıdır.